923

Büyükada Gezisi

Dün dünde kalsın, geleceğe umutla, heyecanla yürüyelim. Birbirimize kenetlenelim, gücümüze güç katalım. Hadi o zaman Büyükada. 

Büyükada güzelliği kesinlikle buradaki tarihi ahşap, süslü ve gösterişli köşklerden alıyor. Her sokağında harika bir saray yavrusuna rastlamanız mümkün. 

Büyükada, Prens Adalarının en büyüğü  ve 5.400 km2 yüz ölçümüne sahiptir. Bir boyun ile ayrılmış İki tepeden oluşmaktadır. Kuzey taraftaki tepesi İsa Tepesi diğer adıyla Hristos’dur ve 164 metredir. Güneyinde bulunan Yücetepe’dir. Bilinen adı Aya Yorgi’dir ve 202 metredir. İki önemli tepesi daha bulunmaktadır. Bunlar Nevruz halk arasında Tepeköy olarak bilinir ve Avcı Tepesi'dir.

Adalar'a Prens Adaları denmesinin sebebi, o adaların Bizans İmparatorluğu zamanında ünlü imparator, prens, prenses, kraliçe ve devlet büyüklerinin sürgün yeri ve çok kere katledildikleri mekânlar olmasındandır.

Adaya ilk adımızı atar atmaz kurşun kubbesi, sekizgen yolcu salonu ve Kütahyalı Mehmed Emin Efendi tarafından yapılmış çinileri ile Büyükada Vapur İskelesi bizlere “merhaba!” dedi. Yapım yılı 1914. Osmanlı Neo Klasik akımının Büyükada’daki temsilcisi. Mimarı kesin olarak bilinmemekte ana Bostancı Vapur İskelesi ve Moda İskelesinin mimari yapıları ile benzerliği nedeniyle Mimarın Vedat Tek olduğu tahmin edilmekte.

Büyükada İskelesi’nden indiğinizde çarşıya doğru yürüdüğünüzde tam karşınızda Büyükada Saat Kulesi. 1923 veya 1912 yılında inşa edilmiş. Büyükada’ya geldiğinizde size ilk hoşgeldin diyen ve ayrıldığınızda hoşçakal diyen o’dur. Büyükada’nın sembolüdür. Rengarenk begonvil çiçekleri ile sarılıdır. Eşle, dostla veya sevgiliyle yapılan randevular Büyükada’da Saat Kulesi’nin altına verilir. Birine yön tarif ettiğinizde her zaman başlagıç noktası olmuştur. Nice sevenlerin kavuşmasına ve nice ayrılıklara tanıklık etmiştir. Adalıların en güvendiği saat o’dur.

Ada bölgesi eskiden beri ikiye ayrılır. Nizam ve Maden. İskele’ye sırtınızı verdiğinizde sağa doğru giderseniz Nizam Mahallesi, sola doğru giderseniz de Maden Mahallesi’ne gidersiniz.

NİZAM BÖLGESİ

Saat Meydanı’ndan sağa dönerek  ihtişamlı tarihi Büyükada konaklarını ve diğer yapıları görebilirsiniz. 

????Yirmiüç Nisan Caddesi

????Sümer Palas 

????Papayanopolu Evi No:10 

????Akasya Oteli No:23 

????Büyükada Anadolu Kulübü 

????Alalemciyan Köşkü No:45

????Splendid Palas No:53

????Foskolo Mango Evleri No:59-61

????Mehmetçik Sokağı

????Liminiki Evi No:2

????Chalmers Mançini Evi No:3

????Taranto Evi No:7

????Garoyan Köşkü No:10

????Kanarya sokağı

????Bağdasaroğlu Evi No:2

????Trasivolo Evi No:3

????Zeki Paşa Köşkü No:5

????Hotel Savoy

????Çankaya Caddesi

????Agopyan köşkü No:1

????Danası İkiz Evleri No:4-6

????Lagos Köşkü No:5

????Canbulat Köşkü No:8

????Mermer İliasko Köşkü No:8-10-12

????Palagolos Evi No:11

????Kalfaoğlu Evi No:13

????Fabiato Köşkü No:21

????Dandria Evi No:23

????Keresteciyan İkiz Evleri No:24-26

????Sabri Bey Köşkü No:27

????Arvanitidis Evi No:28

????Mizzi Köşkü No:31

????Blaque Bey Köşkü No:33

????Elisanito Köşkü No:36

????Gümüşgerdan Köşkü No:37

????Farra Köşkü No:39

????Çavuşoğlu Köşkü I No:43

????Hacopulo Köşkü No:44

????Moris Dar Köşkü No:46

????Azaryan (Seferoğlu) Köşkü No:58

????Blaque Bey Köşkü II No:60

????Tubini Evi No:66

????Con Paşa Köşkü No:78

????Nizam Caddesi

????Hrisanti Köşkü No:12

????Riza Derviş Evi No:14

????Burhaneddin Efendi Köşkü No:17

????Seden Evi No:25

????Palikaraki Evi No:61

????Wiliam Jones Köşkleri No:33-50-54

????Mazlum Bey Köşkü No:66

????Fresko Evi No:68

????Wiliam Jones Köşkleri II No:1

????Teyyaraci Mazlum sokağı

????Sarıoğlu Köşkü ll No:3

????Bahçelerönü sokağı

????Dikmen Evi No:14

????Kadıyoran Caddesi

????Yelkencizade Köşkü No:3

????Stefanidis Köşkü No:9

????Amalia Evi No:12

????Danasi Evi No:13

????Kâzım Paşa Evi No:16

????Rizzo Köşkü No:29

????Garifalidis Evi No:41

????Faik Paşa Köşkü No:53

????Psilaris Evi No:68

????Psilaris Sıralı Evi No:70-72

????Siryani Köşkü No:81

????Fadıl Bey Köşkü No:82

????Efrosini Evi No:85

????Bacıkadın sokağı

????Kefala Evi No:5

????Yaver sokağı

????Bodosaki Evi No:11

????Yahşi bey sokağı

????Mahmud Ekrem Bey Yalısı No:8

????Nikitiç Yalı Köşkü No:22-24

????Lala Hatun Caddesi

????Perili Köşkü No:4

????Avlonitis Evi No:11

????Şemsi Molla sokağı

????Halid Bey Evi No:11

????Trandas Köşkü No:13

????Nevzat Bey sokağı

????Taşçıoğlu Evi I,II ve III No:31-33-35

????Dr. Akil Muhtar Sokağı

????Hamopulo Köşkü No:3

????Albayrak Sokak

????Hotel Venezia 

????Rotenberg Yalı Köşkü

????Celal Muhtar Bey Evi No:2

????Şükrü Kanatlı köşkü No:12

????Fatma Hürrem Evi No:17

????Şükrü Bey Köşkü No:38

????Petek Sokak

????Matara Evleri No:7-9

????Ağası Efendi Köşkü No:13

????Hamlacı Sokağı 

????Büyükada Troçki Köşkü No:4

????Keresteciyan Yalı Köşkü No:5

????Müjde sokağı

????Perili Köşkü No:4

????Danioli Köşkü No:13

????Zühre sokağı

????Zambako Paşa Köşkü No:5

????Kiryako Bey Köşkü No:6

????İsmail Fenni Bey Evi No:11

????Kiryakidis Köşkü No:13

????Çamlıbel sokağı

????Gülsüm Hanım Köşkü No:15

????Tevfik Paşa Köşkü No:18

????Dr. Asaf Derviş Çıkmazı 

????Corpi Köşkü No:4

????Türkoğlu sokağı

????Sofronios Köşkü No:2

????Aleksandra Evi No:13

????Hüseyin Şevket Bey Köşkü No:42

????Ziya Paşa sokağı

????Ziya Paşa Köşkü No:5-9

????Sulyoti İkiz Evleri No:7

????Sofroniadis Evi No:14

????Sarıoğlu Köşkü ll No:22

????Karadağ sokağı

????Kostaki Evi No:2

????Büyük Tur yolu

????Bedirhan Paşa Köşkü No:3

????Gülistan Caddesi

????Divan Gazinosu No:4

????Saydam Otel ( Otel Delakuridis) No:6

????Lefter Sokağı

????Hotel Lazaridis No:23


MADEN BOLGESI

Saat Meydanı’ndan sola dönerek Büyükada’nın en güzel evlerini görmeye devam etmek icin Maden bölgesi boyunca gezinebilirsiniz.

????Altınordu Caddesi

????Patriano Evi  No:10

????Asaduryan Evi No:14

????Ömer Lutfi Bey Evi No:30

????Asaduryan Evi No:31

????Alaçam sokağı

????Evdoksia Evi No:4

????Reisyan Evi No:7

????Aya Dimitri Rum Karma İlkokul No:11

????Zagnos Paşa Caddesi

????Yüzbaşyan Evi No:26

????Akdemir sokağı

????Toma Evi No:2

????Kumsal Caddesi

????Sofia Evi No:14

????Courtelly Yalısi No:17

????Maidis Yalısı No:27

????Dimitri Evi No:42

????Kalvokoresis Köşkü No:48

????Tripo Yalısı I&II No:50-52

????Şehbal Sokak

????Panuriadis Evi No:2

????Vatikan Büyükelçiliği Köşkü No:17

????Şakir Paşa Köşkü No:24

????Malülgazi Caddesi

????Seferoğlu Evi No:11

????Cemal Bey Evi l&II No:13-15

????Pembe Hanım Evi No:16

????Muratyan İkiz Evleri No:17-19

????Meziki Köşkü; Demircan Evi No:24

????Psakis Köşkü No:28

????Fresko Köşkü Nı:29

????Abdülkadir Efendi Köşkü No:30

????Taranto Köşkü No:34

????Çınar Meydanı

????Demircibaşyan Köşkü No:4

????Hrisovelonis Evi No:10

????Adamantidis Evi No:17

????Melandinos Evi No:19

????Haritonidis Köşkü Nı:21

????Başlala sokağı

????Bahçıvanoğlu Köşkü No:7

????Alparslan Sokak

????Lale Sineması No:1

????Lorenku Evi No:13

????Aleksandra Köşkü No:48

????Zeki Paşa Köşkü No:50

????Fotiadis Evi No:85

????Kefil sokağı

????Seferoğlu Evi l No:2

????Dimitri Bey Evi No:6

????Mustafa Kaptan Evi No:7

????Kefala İkiz Evleri No:11

????Aslanağzı sokağı

????Fresko Evi ll No:2

????Andrea Evi  No:8

????Wondra Bey Evi  No:19

????Selvili Cami sokağı

????Mahmud Celaleddin Paşa Evi No:1

????Mustafa Efendi Evi No:4

????Apostolaki Evi No:6

????Lambridis Evi No:8

????Muradoğlu Evi No:10

????Cami Çıkmazı Sokak

????Manol Köşkü No:3

????Makbule Hanım Evi No:6

????Gazi Mihal sokağı

????Aznavur Evi No:11

????Güzeller sokağı

????Topsidis Evi Nı:16

????Ada Cami Sokak

????Asimenia Evi No:16

????Nevruz sokağı

????Yanko Evi No:10

????Melandinos Evi No:18

????Ali Rıza Bey Evi No:22

????Yılmaztürk Caddesi

????Muhiddin Paşa Köşkü No:3

????Gümüşyan Evi No:4

????Bukardos Evi No:5

????Mehmet Esat Bey Köşkü No:8

????Konstantinos Evi No:16

????Berker Köşkü No:18

????Çavuşoğlu Köşkü ll No:20

????Kalvokoresis Köşkü No:27

????Sabuncakis Köşkü No:29

????İsmail Hakkı Bey Köşkü No:35

????Patrikiadis Köşkü I,II&III No:50-64-66

????Kanzuk Beşevleri No:72-74-76-78-8

????Peuçak Köşkü (Villa Rıfat) No:82

????Usulcuoğlu Köşkü l&II No:94-96

????Abdullah Paşa Köşkleri No:95

????Kanzuk Evi No:104

????Tripo Köşkü No:107

????Yeoryiadis Köşkü No:123

????Lavrendoğlu Yalı Köşkü No:133

????Reşad Nuri Güntekin’in Evi No:141

????Kesedar sokağı

????Bukardos Evi ll&III No:4-6

????Bahçelievlerönü Sokağı

????Manoli Evi No:1

????Castelli Evleri No:10-12

????Bahaeddin Bey Evi No:13

????Büyük Tur Yolu

????Fethi Okyar Evi No:6

????Şahin Paşa Evi No:8

????Büyükada Rum Yetimhanesi

????Lonca sokağı

????Nurullah Ataç Evi No:24


Birbirinden güzel tarihi evlerinin arasından geçerken hikayelerini de öğrenmeye devam… 

Eski adı “Hotel Calypso” olan Akasya Oteli, 1979’da çıkan yangınla yanmış ve aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş. Mimarı Niko Kefala. Akasya ismini Atatürk’ün koyduğu rivayet edilir. Otelin misafirleri arasında Müzeyyen Senar, Yunan Başbakanı Elefterios Venizelos ve Arnavutluk Kralı I. Zog gibi ünlü isimler var. Otel bugün konut olarak kullanılıyor.

1906 yılında Atatürk’ün kurduğu, dönemin önemli devlet insanlarının konakladığı üyelik sistemi ile çalışan bir tesis. Sadece üyelerin girişine açık olsa da bazı dönemler sergiler için kapıları açılıyor. Benim de burayı İstanbul Bienali sırasında ziyaret etme şansım oldu. Burada zamanında Atatürk de gelip konaklarmış, hatta onun için yapılan asansör hala korunuyor.

1911 yılında yapılmış, Büyükada’nın ayakta kalan en ikonik, eski ve büyük oteli Splendid Otel. Nizam’ın en başında 23 Nisan Sokağı’nda sizi ilk selamlayan yapılardan biri Splendid Palas olur. Farklı mimarisi, gümüş renkli soğan kubbeleri hemen dikkat çeker. Bienal vasıtasıyla büyüleyici avlusunu, içerisindeki mobilyaları ve eşyalarını görme şansım olmuş ve kafesinde kahve keyfi yapmıştım.

Splendid Palas’ın bulunduğu arazide daha önce Giacomo (Jakomo) Oteli ve bulunduğu cadde de Giacomo Caddesi imiş. Splendid Palas, Sakızlı Müşir Kazım Paşa tarafından 1908 yılında Giacomo Oteli’nin yerine inşa edilmiş. Adadaki konaklama ihtiyacını gören Kazım Paşa binayı ‘otel’ olarak yaptırmış. Hemen yanına da ‘Küçük Splendid’ olarak bilinen konağı yaptırmış, kendisi ve ailesi için. Dört katlı ahşap otelin bodrum katının altındaki sarnıç, uzun süre yapının su ihtiyacını karşılamış. 

Otelin ilk işletmecileri Dikran ve Norber Beyler'miş. Otel titizlikle döşenmiş. Mobilyalar, Austro-Ottoman’dan, hasır koltuklar Lion’dan sipariş edilmiş. ‘DDN’ monogramlı çatal-bıçak ve gümüş yemek takımları Paris’teki ünlü Christophle’den gelmiş. Ancak işler iyi gitmemiş ve otel icraya verilmiş. Bunu duyan aile, günün şartlarını zorlayıp ve özel bir buharlı gemiyle icraya yetişmiş ve tüm ücreti yatırarak her şeyi geri almış. Odalara ve kullanım alanlarına göre özel üretilen bu eşyaların halen kullanılabilmesi işte bu olaya dayanır.

Alalemciyan Köşkü'nün ilk sahibinin Mannik Ojeni isimli bir kadın olduğu biliniyor. Zamanında evin hemen yanında geniş bir alanda “Mehtap Sineması” varmış. Ayrıca köşkün bahçesinde ise müzisyen olan Alalemciyan ailesi uzun yıllar hafta sonları müzikli matineler düzenlermiş. 

Foskolo Mango Evleri, iki katlı, bahçeli ahşap köşkleri, 1884yilinda Foskolo Mango yaptırmış. Mango, bir Rum Vapur Şirketinin sahibi ve aynı zamanda sarrafmıymış. Evlerin biri "Selamlık" biri de "Haremlik" olarak yaptırılmış olup; bahçesindeki palmiyelerin Fransa'dan getirildiği söylenmektedir.

1901 yılında Hotel Calypso'nun çıkan bir yangın sonucu yanması üzerine, onun bulunduğu yere "Hotel Des Etrangers" inşa edilmiş. Otel, 1934 yılında çıkan yabancı otellerin adlarının Türkçeleştirmesi yasasıyla adını değiştirmiş ve "Sümer Palas" adını almış. Otel bu tarihte, otelci Vartan Vartanyan ve oğlu Hayk tarafından önce kiralanmış sonra da satın alınarak faaliyetini sürdürmüş. Ancak, 1942'de çıkarılan Varlık Vergisi'ni ödeyebilmek için Vartanyanlar Oteli Doroslar'a satmak zorunda kalmış. 1979 yılında sebebi anlaşılamayan bir yangın sonucu yanan otel, yeni sahibi tarafından görkemli bir şekilde yeniden inşa edilmiş.

Hotel Giacomo (Cakomo Oteli), üç katlı, ahşap otelin, kayıtlı ilk sahibi, İtalyan uyruklu Sofia Pasaga. Daha sonraki yıllarda, yanındaki araziyle birleştirilerek; "LİDO Motel Plaj Tesisleri " adıyla, 1985 yılına kadar faaliyetini sürdürmüş.

Dr. Danasi Nizam Köşkü Nizam Kadıyoran Caddesi üzerinde üç katlı olarak inşa edilmiş. Yapı Büyükada’da bulunan bir çok köşk gibi giriş katı kagir inşa edilmiş bir köşk. Yapının ikinci ve üçüncü katları ahşap, bodrum katı ve giriş katı ahşap binaların zaman içindeki rutubeti için kagir yapılmış. Bu yüzden Büyükada’daki bir çok köşk gibi pencereleri ahşap panjurludur.

1900’lü yılların başlarında Marten Agopyan adına yapılmış Agopyan Köşkü, Ankara’nın en önemli lokantasını işleten Agopyan, İstiklal Caddesi’nde şu anda bulunmayan Beler Oteli’nin de işletmecisiymiş. Bugün Eminönü Bahçekapı’da bulunan Agopyan Han da onun mülküymüş. Büyükada Agopyan Köşkü 1918 tarihlerinde otele çevrilmiş, uzun yıllar otel olarak kullanıldıktan sonra tahrip olup yıkılmış ve 1985 yılında tekrar inşa edilmiş. Şu anda 3 katlı, 22 odalı ahşap köşkü Çankaya Caddesi ve Kadıyoran Caddesi’nin kesişiminde göreceksiniz.

İsmail Canbulat Köşkü;  İstanbul Adalar ilçesi Büyükada Nizam Mahallesi Çankaya Caddesi üzerinde. Yapılış tarihi ve mimarı bilinmemekte. İstanbul Belediye Başkanları tarafından kullanıldıktan sonra İsmail Canbulat’ın 1916 tarihinde İstanbul Şehir-emini kısaca Şehremini olduktan sonra bu köşke İsmail Canbulat köşkü denmeye başlamış. Halen Adalar Halk Sağlığı merkezi olarak kullanılmakta. İsmail Canbulat 1880 tarihinde İstanbul’da doğmuş. Harp Okulunu bitirdikten sonra Selanik Kentine gidip İttihat ve Terakki’nin kurucuları arasına girmiş. Meşrutiyet’in ilanından sonra Büyükada Kaymakamlığı ve İzmir Milletvekilliği yapmış. 1916 yılında İstanbul Valisi ve Belediye başkanı olmuş. Daha sonra Stockholm büyükelçiliği ve Dahiliye Nazırlığında bulunmuş. İstanbul’un işgali ile tutuklanıp Malta’ya sürgün gönderilmiş. 1923 yılındaki İkinci Meclis'te Milletvekilliği yapmış. Atatürk’e karşı İzmir Suikastine karıştığı gerekçesiyle 1926 yılında İzmir’de idam edilmiş.

İlk sahibi İtalyan bir ressam olan 1878’den kalma Fabiato Köşkü günümüzde Adalar Adliye Sarayı olarak hizmet veriyor. ‪1900’lerin başında yapıldığı sanılmakta. Mermer döşeli bir köprü ile girilmekte ve orta sofalı planlı. Girişe göre sol taraftaki kagir kule üzerinde seyir balkonu bulunmakta. Hacapulos’un ülkeyi terk etmesi üzerine Hazineye intikal etmiş daha sonra da Murat Pinyatoğlu tarafında satın alınmış. I. Dünya Savaşından sonra tekrar Hazineye geçen bu köşk, İstanbul’un işgali sırasında “Büyük Emperyal Oteli” olarak kullanılmış. Cumhuriyetin ilanından sonra Hükümet Konağı olarak kullanılmaya başlanan köşkün içindeki değerli masa ve avizelerinin “İstanbul’a” taşındığı söylenmekte.‬

Haziran 1916’da Katipzade Arad Sabri tarafından yaptırmış olan İki katlı, bahçeli, ahşap Sabri Bey Köşkü, mütareke yıllarında Beyaz Rus'ların barınağı olmuş ve bu yıllarda ilk İzmir üzümü burada yetiştirilmiş. Zamanın ünlü Türk musikisi hanendeleri (Hanende kelimesi Türkçe'de "okuyan, şarkı söyleyen" anlamına gelir.) bu köşkte konserler vermiş.

Al Palas olarak da bilinen Mizzi Köşkü, 19. yüzyılın sonunda İngiliz George Mizzi tarafından bir ev olarak inşa edilmiş, 1930-1940 arasında San Remo Oteli olarak kullanılmış. Kırmızı tuğlalı yapısı ve köşe kulesi, İtalyan mimar Raimondo D’Aronco tarafından 1894’te tasarlanmış. Köşkün solunda görülen dört köşeli kulenin tepesinde camla çevrilmiş olan bir alan bulunuyor. Burası otoma­tik dönen bir rasathane kulesiymiş. Astronomiye merakı olan George Mizzi, buradan gökyüzünü ve yıldızları teles­kopla seyredermiş.

İki katlı, bahçeli kagir Blaque Bey Köşkü veya Arap İzzet Paşa Köşkü. 1940-1945 yıllarında Avusturyalı Madam Tilla tarafından danslı müzikli "Tilla Gazinosu" olarak işletilmiş ve köşkte beş kişilik "Perez Orkestrası" eşliğinde gençlik baloları düzenlenirmiş. Osmanlı Devleti’nin ilk Washington büyükelçisi olan Eduard Blacque yaptırmış. Uzun yıllar burada yaşadıktan sonra köşkü, II. Abdülhamit döneminde vezirlik yapan İzzet Paşa’ya satmış.

1890’lardan Birinci Dünya Savaşı sonlarına kadar Imperial Hotel olarak bilinen Hacopulo Köşkü, uzun yıllar eski Büyükada Belediye Başkanı Con Hacopulos’un konağı olmuş. Bi­rinci katta 4 büyük oda, ikinci katta 10 oda, üçüncü katta 9 odanın yanı sıra müzik salonu, av salonu, yemek salonu, misafir salonu gibi alanları olan görkemli bir köşk. Cumhuriyetin ilanından sonra Hükümet Konağı’na dönüştürülmüş, son olarak Adalar Kaymakanlık Binası  olarak kullanılmış. Büyükada’nın en büyük ve en önemli köşklerinden biri olan Hacopulo Köşkü, şu an tekrar kaymakanlık binası olmak için restorasyonda.

Azaryan (Seferoğlu) Köşkü, 1885 -1890 yılları arasında Büyükada’da, bugün bile adanın en büyük özel arazilerinden birinin üzerinde, Mimar Perikles Fotiadis’in tarafından tasarlanıp planı çizilmiş, Yorgo Simota Kalfa tarafından inşaa edilmiş olan, Osmanlı Hariciyecilerinden Manuk Azaryan Efendi’nin Köşkü. Mimar Perikles Fotiadis, Galatasaray Zoğrafyon Lisesi, Heybeliada Ruhban Okulu ve Büyükada Sabuncakis Köşkü gibi yapıların mimarıdır. Uzun yıllar Azaryan Köşkü 1908 yılında Tophane Müşiri Zeki Paşa’nın iken 1924 yılında ise Rum Seferoğlu (Seferoglou) ailesi köşkü satın almış. 1972 yılında köşk Büyükada Tenis ve Su Sporları Kulübü’nün hizmetine verilmiş. Yapı ve arazisi 1989 yılında 1. derece tarihi eser olarak tescillenmiş. 1999 depreminde zarar gördüğü için onarım çalışmaları sürerken aynı yılın 25 Ağustos günü köşk yanmış. Köşk’te yanmadan kısa bir süre önce Yılmaz Karakoyunlu’nun aynı adı taşıyan kitabından uyarlanan “Salkım Hanımın Taneleri” isimli film çekilmiş, Son yıllarda ise restorasyonu ve turizme açılması büyük tartışmaları da beraberinde getirdi. Zira o güzelim bahçeye köşkün restorasyonu karşılığında 15 tane ikiz villa inşaa ediliyor ve 450 kadar tescil edilmiş ağacın birçoğu da katlediliyor. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi sahile de denize sıfır, dört beş katlı büyük bir blok dikilmekte ki o da otel olsa gerek.

1880’de inşa edilen Con Paşa Köşkü'nün ilk sahibi Osmanlı Devleti’nde Deniz Yolları Müdürlüğü yapmış Con Paşa’dır. Adalar seferini ilk kuran kişi olarak bilinen Con Paşa’nın vefatından sonra Avusturyalı eşi ve çocuklarına miras kalmış. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra aileden haber alınamayınca satışa çıkarılmış. Bir dönemin sevilen dizisi Hatırla Sevgili de bu köşkte çekilmiş.

Stefanidis Köşkü; İstanbul Adalar ilçesi Büyükada Nizam Mahallesi Kadıyoran caddesinde 1864 tarihlerinde inşa edilmiş. Yapı çatı katı ile beraber dört katlı bir bina. Köşkü ilk yaptıran bir İngiliz. Ondan Armatör Stefanidis satın almış. Köşkün ismi de bu şekilde anılmaya başlamış. Stefanidis’in Türkiye’den ayrılmasından sonra varisleri tarafından İbrahim Necmi Dilmen’e satılmış. 1887 yılında Gümülcine’de doğan İbrahim Necmi Dilmen Balkan Savaşından dolayı İstanbul’a göçmüş. Çeşitli okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra muhtelif gazetelerde yazarlık ve yöneticilik yapmış. Türkçe konusundaki çalışmalarından dolayı Atatürk kendisine Dilmen soyadını vermiş. 1945 yılında Burdur Milletvekili iken vefat etmiş ve Büyük Ada’ya gömülmüş. Daha sonra köşk kızına kalmış. Köşkün ön bahçesindeki girişi, ikinci kata kadar çıkan bir merdivenle sağlanmakta. Orta kısmı çıkmalı olup yapı kagir ve ahşap olarak inşa edilmiş. Bu tür yapılara Bağdadi denir. Yapıda bulunan manzara kulesi yuvarlak olarak design edilmiş olup 360 derece görüş imkanı var. Bazı cephelerden cami şerefesi gibi görülmekte.

19yy. İkinci yarısında, Ağasi Efendi tarafından yaptırılmış olan dört katlı, bahçeli, bodrumlu, onbir odalı ve üç salonlu, ahşap köşk, 1. Dünya Savaşı ve onu izleyen yıllarda "Hotel d'Anglettere" ve "Hotel New York" adlarıyla otel olarak kullanılmış. Ayrıca Recaizade Ekrem Bey'in ll. Meşrutiyet öncesi bu köşkte ikamet ettiği söylenir. Efedaze Mahmut Bey zamanında bu köşkte yapılan akşam ve gece saz meclislerine Neyzen Teyfik, Udi Nevres, Ahmed Refik, İbrahim Çallı, Adalı Avni Yağız, Hafız Sadettin(Kaynak), Hafız Ferid gibi şöhretlerin katıldığı; 1935 sonraki yıllarda Tevfik Rüştü Aras, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu gibi devlet adamlarının bu köşkte yaz aylarında kiracı olarak oturdukları bilinmekte.

Con Paşa Köşkü’nün hemen yanındaki sokakta bulunan Troçki Köşkü; ünlü Rus siyasetçi Lev Troçki, Stalin’e karşı mücadelesinde sürgüne gönderildiği yıllarda kaldığı ev. Sivastopulos-Triandafilidis Köşkü olarak da biliniyor. Üç katlı evin büyük bir kısmı yıkılmış durumda ama bazı kısımları da ayakta. Mesela Troçki’nin yaptırdığı doğal ıstakoz havuzu sapasağlam duruyor. Bienal zamanında köşkü deniz kıyısında dev hayvan figürlerini görmek için ziyaret etmiştim.

Yapılış tarihi bilinmese de ilk sahibinin bir şarap imalatçısı olduğu ve evin hemen yanında bir şarap imalathanesi olduğu biliniyor. Evin son sahibi ünlü yazar Reşad Nuri Güntekin 1937 yılında köşkü satın almış, bir dönem burada yaşamış ve bazı eserlerini bu evde yazmış. Reşad Nuri’yi bu evinde sık sık ziyaret eden ünlü yazarlar, siyasetçiler ve sinema oyuncuları olmuş. Güntekin’in vefatından sonra kızı bu evde yaşamaya devam etmiş. Sedef Adası manzaralı, pembe panjurlu bu evi ne yazık ki bir müze gibi ziyaret etme şansınız yok ama yine de buradan geçerken ünlü yazarı anmadan geçmemek gerek.

Adanın Manastır Tepesi’nde terk edilmiş bir ahşap bina olan Büyükada Rum Yetimhanesi, Manastır Tepesi‘nde, ormanlık bölgenin içerisinde resmen ayakta durmaya çalışıyor. 1800’lerin sonlarında Fransızlar tarafından inşa edildiğinde bu bina Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük ahşap yapısı sayılıyormuş.

İlk olarak “Prinkipo Palas” adında bir otel ve kumarhane planıyla yapılmış fakat ruhsat alamayınca dönemin tanınmış isimlerinden Eleni Zarifi binayı satın alıp yetimhaneye dönüştürmüş. Birinci Dünya Savaşı yıllarından, 1960’lara kadar çeşitli milletlerden sığınmacıların kullandığı bir yer iken, 1960 ihtilali sırasında bir süre ordu tarafından kullanılmış. O dönemin bu değerli yapısı siyasi sebeplerden dolayı kapısına kilit vurulmuş.

Şu anda Rum Patrikhanesi’nin söz sahibi olduğu bina ne yazık ki uzun yıllardır harabe halde ve her geçen gün yıkılma tehlikesi yaşıyor. Bu yüzden de Büyükada Rum Yetimhanesi ziyarete kapalı. Yine de bu tarihi yapıyı biraz daha yakından görmek için Büyükada yürüyüş rotanıza eklemeye değer.

1904 yılından kalma bu köşkün ilk sahibi II. Abdülhamit döneminin ünlü masonlarından Halepli Yorgi Sabuncakis tarafından yapılmış. Bahçeden evin giriş kısmı ufak bir köprü ile bağlandığı için “Köprülü Ev” olarak da anılıyor. Köşkün giriş kısmı Antik Yunan tapınaklarını andıran bir yapı şeklinde planlanmış. Üçgen çatı kısmında ışıltılı bir göz detayı ve evin dış cephesinde masonluğa ait semboller dikkat çekiyor. Büyükada’nın en ilginç köşklerinden biri olan Sabuncakis Köşkü 1970’li yıllarda bir yangında büyük oranda hasar görüp restore edilmiş olsa da hala dış cephesini süsleyen figürler görülebilir.

Şakir Paşa Köşkü, 19 yy.da, Jack Rosolato tarafından yaptırılmış olan üç katlı köşkün ikişerli bahçesi, kagir ahırı, iki salonu ve çevresinde yirmidört odası bulunmaktaydı. Panayia Manastırı'nın yerinde inşa edilmiş olan köşk, ilk sahibi Rosolato'dan Mehmet Şakir Paşa'ya, paşanın ölümünden sonra da varislerine geçmiş. Oldukça kalabalık olan Şakir Paşa ailesinin üyeleri bu köşkte dünyaya gelmiş ve bir bölümü burada yaşamış. Şakir Paşa ailesinde hemen herkesin sanatçı. Şakir Paşa “Halikarnas Balıkçısı’’ diye bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın babasıdır. Balıkçı'nın gençliğinde uzun yıllar hapislerde yatmasının sebebi söylendiği gibi öyle siyaset yüzünden değil, babasını vurmasıdır ve cinayete gerekçe olarak da Paşa babanın İtalyan geliniyle yani Balıkçı'nın karısıyla girdiği yasak ilişkiymiş. Bu ailenin diğer fertleri, Fahrünisa Zeyd, Nejad Devrim, Aliye Berger ressam, Füreya Koral seramikçi, Şirin Devrim de tiyatrocudur. Cevad Şakir, Robert Koleji'nde okuduğu yıllarda bu köşkte yaşamıştır. Ayrıca Fahrinüsa Zeid, çocukları Nejad Devrim ve Şirin Devrim de yaz aylarında köşkte kalmışlardır. Köşke sık sık gelen ziyaretçiler arasında Rıza Tevfik Bey, Aynızade Hasan Tahsin Bey, Ziya Paşa, Zeki Paşa, Avlonyalı Ferid Paşa gibi zamanın tanınmış kişileri olmuş. Köşk nedeni bilinmeyen bir yangın sonucunda kül olmuştur.

Levantenlere ait ve şimdilerde otel olarak kullanılan ama zamanında Dudaktan Kalbe gibi birçok dizi ve reklam filmlerine set olmuş, Malul Gazi Caddesi‘ndeki Meziki Köşkü ya da Demircan Evi, 20. yüzyılın başlarında Şahbaz ve daha sonra da Karayan ailelerinin mülkiyetine geçmiş. Günümüze oldukça iyi bir durumda gelen bu yapı caddeden geride yer alıp, üç katlı ve bir de çatı katından oluşmakta. 

 II. Abdülhamid’in üçüncü oğlu Abdülkadir Efendi’ye ait Şehzade Abdülkadir Efendi Köşkü. Şehzade Abdülkadir Efendi Sultan II. Abdülhamit’in şehzadelerinden biridir. Köşk cephelerindeki süslemeler dantel gibi zariftir. İstanbul’un en güzel köşklerinden biri. İki katlı balkonlu ve verandalı köşkün dantel gibi süslü nakışlarla bezenmiş Cihannüması emsalsiz. Kendiside oldukça yakışıklı olan Şehzade Abdülkadir Efendi her yaz burada kalır ve kırmızı açık arabası ile ada sahillerini dolaşırmış. 1921 senesinde Şehzade Abdülkadir Efendiden Mehmet Ata Bey’e satılmış. Mehmet Ata Beyin varisleri Nazmiye Atabek ile Ahmet Fevzi Atabek’e burada oturmuşlar. Onlardan sonrada Tülin Sarter, Ata Atabek ve Fazıl Atabek’e kalmış. Köşkün bodrumunda mutfak, hizmetli odaları, çamaşır odaları bulunur. Diğer iki katta salon, kütüphane ve altı yatak odası bulunur. İkinci katın Yatak odası balkonu zarif elişi süslemelere sahip.

DİNLERİN BULUŞMASI

Büyükada, Ortadoks, Katolik, Ermeni, Musevi, Müslüman her dini buluşturan bir ada aslında. Kiliseden, camiye, sinagogdan, manastıra 14 önemli kutsal binaya ev sahipliği yapıyor.  

????Büyükada Aya Yorgi Kilisesi

????Aya Yorgi Kuduna Manastırı Kilisesi 

????Hristos Manastırı

????Panayia Rum Ortodoks Kilisesi

????San Pacafico Latin Katolik Kilisesi

????Aya Nikola Kilisesi

????Aya Todori Sapeli

????Aziz Dimitrios (Hagios Dimitrios) Kilisesi

????Ermeni Katolik Kilisesi 

????Surp Asdvadzadzin Kilisesi

????Profitis İlias Mezarlık Kilisesi

????Musevi Sinagogu (Heset Le Abraham Sinagogu) 

????Hamidiye Camisi

????Büyükada Müslüman Mezarlığı

Anadolu Kulübünden Çankaya Meydanı’na giderken Mehmetçik Caddesi’nin solunda Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Kilisesi var. 1868’de Meryem Ana’nın adına Avrupalı tüccar Andon Apelyan tarafından Meryem Ana’ya adanmış. Ahşap iskelet, çatı ve karolarla tek bir dikdörtgen yapı.

Adanın en yüksek tepesinde,  Aya Yorgi Tepesi Dilburnu Tabiat Parkı’nın biraz ilerisinde, Lunapark Restaurant’ın da bulunduğu Birlik Meydanı’na geldiğinizde halk arasında Aya Yorgi olarak da bilinen, Agios Georgios Rum Ortodoks Manastırı Büyükada’da gezilecek yerler denilince ilk akla gelen yerlerden biri. 1751’de küçük bir kilise olarak inşa edilip, sonrasında uzun yıllar manastır olarak kullanılan Aya Yorgi Kilisesi, Ortodokslar için büyük önem taşıyor. Özellikle Aya Yorgi’ye 23 Nisan’da büyük bir akın oluyor çünkü bu tarih Ortodokslar için özel bir gün. Çıplak ayakla yokuşu tırmanmak ve burada dileğinizi dilemek “yarı hac” olarak kabul ediliyormuş. Aya Yorgi’nin içerisine girdiğiniz zaman dileklerinizi her kilisede olduğu gibi yazabilir ve kutuya atabilirsiniz veya yine her kilisede olduğu gibi dilekleriniz için mum yakabilirsiniz. Hatta mendilinize dilek yazip cikistaki agacada asabilirsiniz.

Aya Nikola Kilisesi'nden Diaskelos'a giden cadde üzerinde Maden

20. y.y'ın başlarında adaki Müslüman nüfusun artması sonucu, Sadrazam Rifat Paşa tarafından yaptırılmış. Bu mezarlıktaki ünlü kişiler arasında Ahmed Refik, Ahmed Cevad Paşa, Mehmed Şakir Paşa, Musa Kazım Bey, Tahsin Nahid, Doğan Avcıoğlu gibi isimleri sayabiliriz.

Yılmaztürk Caddesi'nde bahçeli evler arasında Maden’de, Yılmaz Türk Bulvarı’nda evler arasında küçük bir şapel, Aya Todori Şapel’i. Küçük ahşap şapelin içi 3×5 metre ölçüsünde. Kiliseye, caddeden onyedi basamaklı bir merdivenle iniliyor. Bunun da eski bir mezarlık kilisesi olduğuna inanılmakta.

Karacabey Koyu'na açılan vadinin kuzeye bakan yamacında Maden

Adanın doğu kıyısında yer alır. Aya Nikola Kilisesinden mavi çizgili yolu takip ederek ulaşabilirsiniz. Bizans döneminde manastır ve kilise deniz kenarında inşaa edilmiş. Ancak zamanla manastır sular altında kalınca, 16. Yüzyılda Karacabey Körfezi’nin kuzey tarafında küçük kilise yapılmış. Heybeliada Ruhban Okulu’nu yaptıran Banker Stefanovik kalan malzemelerle Aya Nikola manastırını yaptırmış.

Hristos Tepesi Nizam

Kadıyoran Yokuşu ya da Lunapark Meydanı yoluyla ulaşılan adanın kuzeyinde en yüksek ikinci noktası olan İsa Tepesi'nde yer alan Hristos Manastırı, Bizans dönemi manastırı, 1597’de Patrik Meletios Pigas tarafından yeniden yaptırılmış.

Kumsal mahallesinde bulunan MUSEVİ SİNAGOGU (Heset Le Abraham Sinagogu) dikdörtgen planı var. Sivri bir kubbesi var. 1921’de inşa edilmiş. 20yy. İlk yarılarında Büyükada’ya safiyeye giden sayfiyeye giden kalabalık bir Yahudi toplumunun ibadet gereksinimi göz önünde tutularak Avram Arslan Efendi Fresko’nun arsası üzerinde inşa edilmiş ve arsayı bağışlayan kişiyi onurlandırmak amacıyla Avram'ın iyiliği anlamına gelen Hesed le Avraam olarak adlandırılmış. Yazlıkçı cemaat üyelerinin sayısının zamanla çoğalması karşısında ihtiyacı karşılamaya zorlanan sinagog 1921’de yıkılarak bugünkü yapıyla yenilenmiş.

Zaman zaman düğünlere sahne olan Hesed le Avraam Sinagogu yaz aylarında, Şavuot (On Emir'in verilişi) ile Sukot (çardaklar) Bayramları arası ibadete açık.

Aya Yorgi Kuduna Manastırı Kilise, 1901 yılında Rum Patriği V. Konstantinos'un Bab-ı Ali'ye verdiği dilekçe sonucunda inşa edilmeye başlanmış ve 1906'da tamamlanmış. Patriğin ikinci başvurusu üzerine de çan kulesi yapılmış. Kilise değerli ikonalarla süslü. Bunlardan en önemlisi, gümüş Aya Yorgi ikonası. Bu ikonanın 1500 yıllık olduğu söyleniyor. 

Adanın eski mezarlığındaki kilisenin bir kapısı pazara çıkar, diğeri eski faytoncular meydanına (neyseki artık yok). ????Meryem Ana’nın adına inşa edilmiş olan Panagiya Mertem Ana Rum Ortodoks Kilisesi üç olaya adanmış: Meryem’in doğumu (26 Ekim), Meryem’in mabede girişi (21 Kasım) ve Meryem’in ölümü (15 Ağustos). 

Alaçam Sokağı ve Zagnos Paşa Caddesi’nin köşesinde Büyükada’nın Koruyucu azizi, Aziz Dimitrios (Hagios Dimitrios) Kilisesi bulunmakta. Zagnos Paşa bulvarı ile adanın Kumsal kısmının kesiştiği yerde büyük bir bir bahçe içindeki faal kilise, şu anda dini törenlerin ev sahipliğini yapıyor. 1856 – 1857 tarihleri arasında adadaki ortodoksların ortak çaba ve desteğiyle yapılmış üç nefli dikdörtgen bir kilise. Kilise, Rum mimar Fistikos Kalfa tarafından tasarlanıp 1856 - 1860 seneleri arasında inşa edilmiştir. Kilisenin temellerinin atılması sırasında, işçiler, üzerinde imparator II. Justin’in (565-78) baş harflerinden bir kabartma bulunan bir sütun başlığı meydana çıkarmışlar. Bu başlık, şu an kilisenin avlusunda sergilenmekte. 

Ada Camii Sokağında bulunan Hamidiye cami, II. Abdülhamid tarafından 1895 yılında yaptırılmış. Cami içerisindeki tavan süslemeleri ve nakış gibi işlenmiş motifleri ile oldukça şaşırtıcı bir yapı. Buraya gelirseniz özellikle ikinci katından İstanbul manzarasınıda görün derim.

Büyükada’nın birbirinden güzel tarihi evleri kadar bunlara hayat veren nsanlarıda var. İnsanların mekânları ve mekânların insanları yarattığına inanırım. Mimariyi ve yapıları hikayeler için bir alan olarak düşünüyorum. Bu yapılarda yaşayan, bu yapılarda çalışan insanların hikayelerini oluşturuyor. Bundan dolayı inanıyorum ki mimari; inşa edilmiş çevrenin alanını aşar, daha çok gerçekte hayatımızı nasıl yaşamak istediğimizle, kendimizin ve diğerlerinin hikayelerini nasıl yazdığımızla ilgilidir.

Ordinaryüs lakabı ile bilinen Fenerbahçe’nin ve Türk futbolunun en efsane isimlerinden Lefter, Büyükada’da doğdu ve Büyükada’da yaşarken vefat etti. Rum Ortodoks mezarlığında yatmakta. O zaman hep birlikte “Ver Lefter’e Yaz Deftere”.

Büyükada ve sağlık deyince akla ilk gelen ismi Horoz Reis. Maltepe'ye 4 dakikada ulaşan deniz ambulansının adı şu anda. Herkesin yardımına koşar, işi olmayana iş bulur, aşı olmaya aş bulurmuş. Dev cüssesi ve bir o kadar da dev bir yüreği varmış. Adalara ulaşım zor olduğu için hasta kişiler hastaneye yetişemeden hayatlarını kaybederlermiş. İşte, Horoz Reis burada çok hayat kurtarmış. Gönüllü cankurtaranmış. Kar, kış demeden günün her saatinde hasta taşırmış. Adaların hızırı, 1978’den beri Kınalıada Surp Kirkor Lusavoriç Mezarlığı’nda annesin yanında yatıyor…

Büyükada’nın hiç eskimeyen yüzü Nora… Zayıf, sarışın ve yaşını almış bir kadınmış. Sigaradan kalınlaşmış sesi çok gür çıkar, sevdiği herkese laf atarmış. Çarşı esnafından herkes onu tanırmış. Dilediği dükkanın önünde oturur bir bardak çayını içer kalkarmış. Yanından hiç ayrılmayan küçük köpeği ile yaşamış, yalnız ölmüş.

Doğan Şahin veya bilinen adıya Jetskili amca, Adalar’a yaklaşan vapurları jetskisiyle takip etmesi ve görsel şovlar yapmasıyla tanınıyormuş. 1950 yılında Büyükada’yı yüzerek turladığında 19 yaşındaymış, 1961 yılında Manş Denizi’ni 14 saatte yüzerek geçmiş. 75 yaşında ise baypas ameliyatı olduktan sonra Dragos’tan Büyükada’ya yüzmüş. Kullandığı jetski şimdi Adalar müzesinde. 

İstanbul’un en yaşlı muhtarı unvanına sahip Şeref Ali tam 93 yaşında. Aslen Kastamonulu olan Şeref Ali Büyükada Nizam Mahallesinin muhtarlığını 1994 yılından bu yana yapmış. 

Saat başı yakalayabileceğiniz vapurla tatlı bir kaçamak niteliğinde Büyükada, benim tabirimle Aşıklar Adası. Bir gününün bile ruhunuza iyi geleceği, konsept itibariyle sizi alıp başka diyarlara götürebilecek türden bir yer. İyisi mi, yaz sezonu açılıp da ada sokakları dolup taşmadan rotanız Büyükada’ya dönük olsun. Karşılaşırsak gülüşelim 

Kaynaklar: egeligezginege, bizevdeyokuz, the magger, kulturenventeri, buyukadarehperi, adalar müzesi adalarmimarimirasveritabani, turanakinci