670

Happy Hallowen

Cadılar Bayramı; Anglosakson dünyasında ve Batılı ülkelerde "Halloween" olarak adlandırılır. Bu sözcük All Hallow's Eve (Azizler Günü'nün arifesi) kavramından kısaltarak, oluşturulmuş. Azizleri, şehitleri ve iyi birer inanan olan tüm ölüleri hatırlamak ve kutsamak içinmiş.

Her yılın 31 Ekim tarihinde kutlanan Halloween Paganlar'da yazın bitişi ve kışın başlangıcını simgelenmektedir. Aslında Samhain olarak bilinen kadim Kelt Festivalidir.

31 Ekim, hasat mevsiminin bittiği gün olarak bilinir ve tek geçim kaynağı toprak olan dönem insanları için yaşamaya devam edebilecek olmanın garantisiymiş.

Hasatlarından son derece memnun olanlar olduğu gibi o yılı beklentilerinin çok daha altında ürünle kapatanlar da oluyormuş. Bir sonraki yılı zor geçirecekleri hasat miktarlarından belli olan çiftçiler, bu durumun yegane suçlularının, ölümlerinin ardından bir türlü huzur bulamayan ruhlar olduğuna inanırlarmış. Bu garip inanışa göre, cinayete kurban gidenler, dünyadaki işlerini tamamlayamadan ölenler ya da hayatlarını günahkar olarak geçirenlerin ruhları, her yıl yine 31 Ekim tarihinde dünyayı ziyarete gelerek insanları lanetliyorlarmış. Bir önceki gelişlerinde onları korkutup kaçırmayı başaramayan çiftçilerse bu lanetten paylarını aldıklarından hasatları beklediklerinin altında geliyormuş.

Cadılar Bayramı'nın en önemli simgesi gülen yüz çizili balkabağı. Balkabağının içi boşaltılır ve gülen yüz şeklinde oyularak içine bir mum yakılır. İçi oyulup fener yapılan sebzelere ilk olarak 700 yıl önce Maori'de rastlanmış. Cadılar Bayramı için bal kabağı oymak ise 19. yüzyılda İrlanda'da yapılmaya başlanmış. Eskiden daha korkunç görünümlü olan bu kabakların kötü ruhları kaçırmak için kullanıldığı söyleniyor. Bu oyulan kabakaların adı Jack-O-Lantern yani Jack’in Feneri adında bir İrlandalıdan geliyor. Çok cimri olan Jack şeytana bile pabucunu ters giydirilmiş ve bu yüzden hem cennetten hem de cehennemden kovulmuş. Sonsuza kadar dünyada gezmekle lanetlenmiş. Elinde bir fener taşıyıp insanları doğru yoldan saptırmaya çalıştığına inanılır.

Cadılar Bayramı'nın bir diğer sembolü de baykuş. Çünkü Ortaçağ'da baykuşların cadı olduğuna inanılıyormuş. Kötü şans ve uğursuzluk getirdiğine inanılan kara kedi, örümcek ve yarasa da bu yüzden Cadılar Bayramı ile özdeşleştirilir.

Cadılar Bayramı'nın renkleri olan turuncu kışı, siyah da ölümü ifade eder.

Çocuklar korkunç kıyafetler giyerek kapı kapı gezerler ve ev sahiplerine "Şaka mı, şeker mi?" yani , “trick or treat” diye sorarlar, “trick” kelimesi “oyuna getirmek” anlamına gelirken, “treat” ise “şeker” demektir. Ev sahibi "Şaka!" derse çeşitli muziplikler yaparlar. Büyükler çocuklara şekerleme ikram ederler. Bu uygulamanın kökeni geçmişte Britanya'da yoksulların kapı kapı dolaşarak "ruh keki" toplaması geleneğidir. O zamanlar sokakları dolaşan ruhları memnun etmek için etrafa şekerler ve tatlı şeyler bırakılırmış.

İskoç genç kızları Cadılar Bayramı için yakılan ateşte çarşaf kuruturlarsa müstakbel kocalarının kendilerine görüneceğine inanırlarmış. Bir kısmı da aynı gece evin merdivenlerinden inerken aynaya bakarlarsa sevdiklerini göreceklerini düşünürlermiş. Ama bunu gece yarısı yapmak koşuluyla.

Cadılar Bayramı'nda sokaklarda cadı görmeyi umut eden bazı insanlarda, bunun için gece yarısı kıyafetlerini ters giyer ve yollarda geri geri yürürmüş. Bu şekilde cadıları görebileceklerine inanıyorlarmış.

Filmlerde ve Cadılar Bayramı görsellerinde sıklıkla kullanılsa da, dolunay Cadılar Bayramı'nda çok nadiren görülür. En son 2001, ondan önce de 1955 yılında görülen dolunayın en erken 2020 yıllında tekrar Cadılar Bayramı'na denk geleceği öngörülüyor.

Cadılar Bayramı korkusu resmi bir fobi ve bu korkunun literatürdeki adı, 'samhainophobia'...

Eskiden Türkler de Cadılar Bayramı'nı kutlarmış. Aynı Britanyalılar gibi İslamiyet öncesinde Şaman Türkleri de benzer ritüeller uygularmış. Yakut Türkleri sonbaharda kış günleri yaklaştığı için kötü ruhlara, cadılara şeker ve değerli hediyeler hazırlarmış. Bu ritüel, Samhain'le büyük benzerlik göstermekte. Trakya'nın geleneksel Bocuk Gecesi de 6 Ocak'ta kutlanmasına rağmen Cadılar Bayramı ile benzerlik göstermektedir. Bu tarihte Bocuk Cadısı'nın gezdiğine inanılır, onu kaçırmak için ahırlara sevdiği düşünülen kabak tatlısı konur. İnsanlar cadı kılığına girer ve korkunç hikayelerle birbirlerini korkutmaya çalışır.