1886

Gizli Kalmış Koylar

Bayram tatilinde herkes üst üste iken biz bomboş sahillerdeydik. Kimsenin pek bilmediği, görmediği Suvla Koyu, Ege Denizi’nin Gelibolu Yarımadası yakınlarında ve Saros Körfezi’nin güneyinde bulunuyor.

Buraya ulaşmak için ilk önce Eceabat ilçesine geldik, sonra Kabatepe tarafına geçip, arabamızla yaklaşık yarım saat yolculuktan sonra bu koya ulaştık. Suvla koyu geniş bembeyaz bir kumsaldan oluşuyor. Sığ olduğundan deniz de oldukça ılık. Hiç bir tesisin olmadığı bir koy burası. Koyun sağ tarafı oldukça kayalık olup bir çok balıkla dolu dolayısıyla şnorkelinizi unutmayın... Gerçekten az bulunan bir güzellik.

Denizin aşırı berrak, ılık, turkuaz bir havuz gibi olmasından dolayı hem yüzmeye doyamayacak hem de denizden çıkmak istemeyeceksiniz. Zaten Saros dünyanın en temiz üç denizinden biri olarak gösteriliyor. Daha doğrusu belli dönemlerde denizin kendi kendini temizleme yeteneği ile bu ünvanı alıyor. Şubat, Nisan ve Temmuz aylarının ikinci yarısında oluşan ve yaklaşık 2 hafta süren güçlü yüzey ve dip akıntıları denizin her daim temiz kalmasını sağlıyor ve su altı zenginliğini besleyen suyun oksijen zenginliğini sağlıyor.

Yemek için seçtiğimiz Suvla Şaraphanesi gerçekten çok güzel tasarlanmış bir tesis. Minimal bir stille dekore edilen restoranı kırmızı ve beyaz sandalyeler, ahşap uzun masalarla hareketlendirilmiş, şık barı ve Kilye markalı organik ürünlerin satıldığı mağazası ile çağdaş bir mekan. Adını yarımadanın Kuzey Ege sahilindeki Suvla Koyu’ndan alan ve mitolojide ‘şarabın doğduğu yer’ olarak gösterilen Gelibolu Tarihi Yarımadası’nın ağaçlarla çevrili doğal gölgeliği, bağ manzarası ve tabii ki Suvla’nın ürettiği beyaz, roze ve kırmızı şarapları ile mutlaka uğranması gereken bir yer...

Akşam lezzetli bir yemek eşliğinde oraya has Karasakız şarabını denedik. Karasakız, Suvla’nın işlediği bir yerli üzüm. Renk olarak oldukça açık. İçimi rahat, tortusuz... Keyifle içebilirsiniz...Suvla koyunu oluşturan Büyük Kemikli Burnu ve Küçük Kemikli Burnu Çanakkale Savaşı'nda müttefiklerin Anafartalar bölgesine çıkartma yaptıkları yerler. Kum taşları ile çok güzel manzaralar oluşturan bakir bir coğrafya. İki bölgenin ortasında tuz gölü bulunuyor.

Gelibolu yarımadasının en uç nokta olan Büyük Kemikli noktasında bir de yazıt bulunmakta. Bu koyun diğer bir ucunda da Küçük Kemikli Burnu var. Burası, Anafartalar Koyu ve Anzak Koyu'nu birbirinden ayıran Ege Denizi'ne doğru uzanan kayalıklı sivri bir burun.

Küçük Kemikli Burnu profesyonel ve amatör su altı meraklılarının uğrak yeri. Bölge Anzak çıkarması nedeniyle daha çok biliniyor.Güzel yurdumuzun her bir köşesi güzeliklerle dolu. Hikayeler, efsanelerle dolu. Gidip görmek hissetmek gerekiyor sadece.