344

Çağlayan Semtine İsmini Veren Yapay Çağlayanlar

Çağlayan semtine ismini veren yapay çağlayanlar

19.yy. Kağıthane deresi üzerine mermer kaskadlar ile oluşturulmuş yapay çağlayanlardır, burada 'kaskad' (ardarda gelen basamaklara) deniyor. 1722'de Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk büyükelçisi sayılan Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Paris'ten getirttiği saray ve bahçe planlarından esinlenerek, Kağıthane deresi kenarına bir yazlık saray inşa edilir. Doğu mimari unsurları ile kaynaştırılarak yapılan bu ahşap sarayla birlikte; cedvel-i sîm isimli bir kanal, iki havuz üzerinde seyir kameriyeleri ile iki kaskadlı çağlayan, Kasr-ı Neşat (çadır köşkü) ve bir çeşmenin yapımı sadece 60 günde tamamlanır.

III.Ahmet'in katıldığı açılış şöleninde, şairler buraya, “mutluluk veren mâmur yer” anlamına gelen Sa'd-abad ismini koyar. Şair Nedim'in dediği gibi;

Bir safa bahşedelim gel şu dil-i na-şada

Gidelim serv-i revanım yürü sa'd-abada

İşte üç çifte kayık iskelede amade

Gidelim serv-i revanım yürü sa'd-abada.

Sadabad çevresi dönemin simgesi olur. Fakat lâle devri biter. Sadabad Sarayı, 1730 Patrona Halil İsyanında tahrip edilir. Yeni padişah I. Mahmut bir süre sonra sarayı tamir ettirir fakat çok kullanmaz. II. Mahmut, zaman içinde giderek köhneleşen ahşap sarayı tamamen yıktırıp yerine ikinci bir saray yaptırır. Bu sarayın mimarı, Balyan ailesinden Kirkor Kalfa'dır.

Yaklaşık 50 yıl ayakta kalan bu ikinci sarayı yıkan Sultan Abdülaziz, buraya üçüncüsünü yaptırır. Mimarı Garabet Amira Balyan'dır ama inşası oğlu Sarkis Balyan'a verilmiş. O devirde halâ Sâdâbâd Kasr-ı Hümâyunu olarak anılıyor olsa da önündeki çağlayan kaskadlardan dolayı bu sayfiye sarayına, 'Çağlayan Kasrı' denilmeye başlar.

Çağlayan Kasrı, işgal yıllarında yetim kız çocukları için yurt haline getirilmiş ve 1928 yılına kadar bu iş için kullanılmış. Örneğin ünlü sanatçı Safiye Ayla, burada büyümüş.

Kasrın, 1934'te restore edilmesi düşünülür. 1940'a kadar yazışmaları sürer. 1943'de tamiri masraflı olacağı gerekçesiyle yıkım kararı alınır. 1955 yılında dereyi tıkıyor diye dinamitlenerek yıktırılmıştır!